arayış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arayış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2014 Çarşamba

Ruhunun Neye İhtiyacı Var

Ben doğada yürüyüşler yapmayı, yeni şeyler öğrenmeyi seviyorum. Ruhuma çok iyi geliyor. Doğa beni dinlendiriyor, yavaşlatıyor, şimdiki zamanla bir olmamı sağlıyor. Öğrenmek hayatı yakalamak gibi, bilmezsem, görmezsem eksik kalırmışım gibi. Öğrendikçe, yeni şehirler gördükçe tamamlanıyorum sanki.
Ruhunuza iyi gelen şeyi bulun. Ruhunuzun beslendiğini hissedin. Ruhunuza vitrinde gördüğünüz elbiseyi almak, arabanızı değiştirmek iyi gelmez aslından. Anlık kısacık kandırmaca mutluluklardır onlar. Sahip olursunuz, alışırsınız. Biter ve daha fazlasını istersiniz. Oysa gerçekten sizin neye ihtiyacınız var? Onu keşfedin... Sonsuz mutluluk, denge, özgürlük sizindir.

1 Ekim 2014 Çarşamba

Uzaklar

Radyo Voyage'ın dinlendirici müzikleri eşliğinde, dünyanın bambaşka yerlerindeki manzara fotoğraflarına bakarken çok uzak hayallere dalıyorum. Başka yaşamları keşfetmenin heyecanı, yolculukların özgürlüğü ve en çok da masmavi denizlere, yemyeşil ormanlara, karlı dağlara eklediğim huzur etkiliyor beni. Hayattan almak istediğim şey huzur, kendimi sevmenin, onaylamanın, gurur duymanın, sevmenin, olduğum gibi kabul etmenin verdiği eşsiz huzur. Uzak ülkelerde, başka yaşamlarda arayıp, kendimde bulduğum... Kendim olmanın, kendimi gerçekleştirmenin huzuru, hafifliği, özgürlüğü...

Değişim Zamanı

Bazen yaşadığımız sorunlar içinde boğulduğumuzu, nefes alamadığımızı hissederiz. Bir çıkış yolu bulmaya çabaladıkça daha da yorulur, çözümsüzlükler denizinde kayboluruz.
Kaybettiğiniz bir şeyi bulmak istediğinizde hep aynı yere bakmazsınız öyle değil mi? Sorunlarınızı ortadan kaldırmak için çözüm ararken de hep aynı gözlerle, aynı düşüncelerle, aynı yere bakarsanız, aslında sizin zaten sahip olduğunuz cevapları bulmanız mümkün değil.
Bu durumlarda yapılacak en iyi şey durmak. Durun, derin derin nefes alın. Zihninizi, ruhunuzu sakinleştirin, bedeninizi dinlendirin öncelikle. Zihninizi, bedeninizi şimdiki zamana, ''bu ana'' getirin ve aradığınız çözümün sizde olduğunu, şu an onu bulamıyor olsanız da aradığınız tüm cevapları bildiğinizi söyleyin kendinize. Çözümün kaynağının sizde olduğunu bilmenin özgüveniyle sorular sorun kendinize.Bugüne kadar neler denediniz? Başka neler yapabilirsiniz? Güçlü yönleriniz, sahip olduğunuz potansiyel size nasıl yardımcı olabilir? Bugün yeni bakış açınızla neleri farklı yapabilirsiniz? Sakince gözden geçirin şimdi. Bakalım bugüne kadar hiç görmediğiniz neler keşfedeceksiniz.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Bakış Açısı

Uzun zamandır çalıştığı iş yerinden yeni ayrılmış bir danışanımın hikayesini paylaşmak istiyorum sizinle:
Danışan: Yapılan haksızlıklardan çok yoruldum. Çok çalıştım, çok başarılı oldum. Ama hiç hak ettiğimi alamadım ne maddi, ne manevi olarak. İş hayatına küstüm. Benden daha vasıfsız, yeteneksiz kişiler benden daha çok maaş alıyor, müdür gibi ünvanlar veriyorlar bir de onlara. Çok üzülüyorum. Bir aydır işsizim. Bana yapılan haksızlıkları düşünmekten hasta oldum. Mide ağrıları çekiyorum. Uyku uyuyamıyorum. Öfke doluyum. Hayata kızgınım. İş görüşmelerim de iyi gitmiyor. İçimden bir şey yapmak gelmiyor, keyfim yok. Adalet istiyorum, hak ettiğim gibi yaşamak istiyorum... Ağlamaya başlıyor....................
Başka bir bakış açısı ile danışan:
Bir aydır çalışmıyorum. Yürüyüşler yapıyorum. Kendime hep ayırmayı hayal ettiğim zamanı sonunda elde ettiğim için çok mutluyum. Spor yapıyorum. Bol bol kitap okuyorum. Aileme zaman ayırıyorum. Çok mutluyum. Uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla buluşuyorum. Çalışmaktan, işteki stresten, haksızlıklardan, yönetimsel yanlışlıklardan dolayı çok yorulmuştum. Bu araya ihtiyacım vardı. İş hayatında haksızlıklar yaşadım. Emeğimin karşılığını alamadım çoğu zaman. Bu yaşadıklarımdan dersler aldım. Bundan sonra hakkımı daha çok arayacağım, kendi değerimi daha iyi ifade etmenin yollarını bulacağım. Biliyorum harika bir iş bulacağım. O zamana kadar keyfini çıkarıyorum bu günlerin  ... İçten, sevgiyle, güvenle gülüyor..................
Hayat sizin! Yaşamınızı siz seçiyorsunuz. Bugününüzü ve geleceğinizi düşünceleriniz belirliyor. Yaşadıklarınızdan dersler alarak, sevgiyle, umutla yönlendirin hayatınızı.
Nasıl bakarsan öyle görürsün.
Sen değişirsen dünyan değişir.

18 Nisan 2014 Cuma

Huzur

Hepimiz huzur arıyoruz. İç dünyamızda dengeli, huzurlu olmak istiyoruz. Kendimizle gurur duymaya ve olduğumuz gibi sevmeye ihtiyacımız var. Bugün niyetiniz kalbinizde huzuru bulmak olsun. Her şeyi güzel görmeyi deneyin, kalbiniz güzelleşsin. Zihniniz dinlensin. Hayat bir yolculuk. Keyif ve huzur yol arkadaşınız olsun bugün

4 Mart 2014 Salı

Korkularla Vedalaşmak

Birini sevdiğim zaman onu kaybetmekten korkuyorum. Beni terk edip gitmesinden, aldatmasından, onsuz kalmaktan korkuyorum. Sevdikçe hayatımın kontrolünü kaybettiğimi hissediyorum. Kontrolü kaybettikçe korkularım artıyor. Ruhum daralıyor. Boğazım düğümleniyor, kalbim sıkışıyor.
Hayatın en güzel armağanı sevgi, korkularımla bir düşmana dönüşüyor. Yük oluyor sırtımda her gün biraz daha ağırlaşan. Gün geliyor taşıyamayacağımı düşünüyorum bu yükü. Kurtulmak için kaçıyorum sevgimden, korkularımdan kurtulmak için. Oysa korku içimde, en derinlerde benimle yaşamaya devam ediyor.
Hayatımda bir şeyler yolunda gittiğinde, örneğin iyi bir işim, iyi bir maaşım varsa bunları kaybetmekten korkuyorum. Bir sabah uyandığımda her şeyin değişmesinden korkuyorum. Korkular huzursuz ediyor beni, geceleri uykularım kaçıyor. Kabuslar görüyorum. Sevdiklerimi kaybetmekten korkuyorum. Ölümcül hastalıklara yakalanmaktan ölesiye korkuyorum. Ölmekten korkuyorum. Pişman olmaktan korkuyorum. Hayallerimi gerçekleştirememekten korkuyorum.
Korkularımla yüzleşiyorum. Kendime duyduğum sevgi ve sahip olduğum sınırsız gücün farkına vararak, sadece nefes aldığım ''ana'' sımsıkı bağlanmaya çalışarak korkularımdan birer birer kurtulmayı seçiyorum. Ben güçlüyüm. Sevgi doluyum. Şefkatle kendimi kucaklıyorum. Hayatın bana sunacağı her şeyi tüm gerçekliği ile olduğu gibi kabulleniyorum ve korkmuyorum. Korkular beni korumuyor, bana zarar veriyor. Beni huzursuz, mutsuz ediyor. Enerjimi çalıyor. Hayata gülümsüyorum ve korkmuyorum!