13 Haziran 2014 Cuma

Koçluk Seansı

Başarıya giden ilk adım, yapmayı amaçladığınız şeyin ne olduğunu bilmektir.
Yaşam Koçu, hedefinize giden yolda karşınıza çıkan engelleri kaldırmanıza yardımcı olur. Sizi yolda tutar, sahip olduğunuz potansiyelinizi keşfetmenizi sağlar. 
Yaşam Koçu, yapmayı düşünmek ile gerçekten yapmak arasındaki boşluğu kapatır. Hayallerinizi ve kendinizi gerçekleştirmenize yardımcı olur.
Haziran ayı boyunca bir adet ücretsiz seans ile hedefinize ulaşmak için çıktığınız yolculukta, size destek olmak, sizinle birlikte değişmeye ve gelişmeye devam etmek istiyorum.
Eğer siz de Gelişim ve Değişim Dükkanının sunduğu bu değerli hediye ile ilgileniyorsanız lütfen bana mail atarak randevu alınız.
sukranakgunn@hotmail.com
Keyifli yolculuklar, sevgiyle

12 Haziran 2014 Perşembe

Hedefler

Belirlediğimiz hedefe ulaşmak için, öncelikle bir yol haritasına ihtiyacımız var. Sekiz-on maddelik gerçekçi bir eylem planı, bizi hedefimize götürür. Bu adımları hiç vakit kaybetmeden eyleme dönüştürmeli ve sürekli değişen şartlara göre belli zamanlarda eylem planımızı güncellemeliyiz. Hedefe ulaşmak için, kendimize sınırsız seçenek ve sonsuz çözüm olduğunu hatırlatmalıyız. Esnek bakış açısını kaybetmemeliyiz. Cesaret ve başaracağımıza yürekten inanç, hedefimize giden yolda güvenle ilerlememizi sağlar. Hedefimize duyduğumuz tutku ne kadar güçlü ise o kadar kolay ulaşırız gitmek istediğimiz yere. Tutku, bu yolda karşımıza çıkacak engelleri yok etmemize yardımcı olacak en güçlü silahımızdır.
Hedefimizin gerçekleştiğini hayal ederek, tutkumuz, cesaretimiz ve kendimize duyduğumuz güçlü inanç ile hayallerimizi ve kendimizi gerçekleştirebiliriz.

Hazine

Size hayatta ne istemediğinizi sorsam, bir sürü şey sıralarsınız hiç düşünmeden. İstemediklerimizi çok net olarak belirler ve çok sık düşünürüz. 
Ne istiyorsunuz, gerçekten ne istiyorsunuz diye sorsam. Çoğumuz bilemeyiz, cevaptan çok emin olamayız. Gerçekleşmesini istediğimiz, mucize olmasını beklediğimiz, dileklerimiz vardır.
Ne istemediğimize değil de, hayatta sahip olmak istediklerimize odaklanalım. Olumlu cümlelerle konuşalım kendimizle. Önce dilimizi olumlu, pozitif, iyimser kalıplara dönüştürelim. Sonra düşüncelerimiz de, dilimizle beraber olumlu yönde değişim göstermeye başlar.
Kendimizi eleştiren iç sesimizi dikkatle dinleyelim. Bizi sürekli engelleyen, durduran, yavaşlatan olumsuz düşünceler ile konuşarak uzlaşmayı deneyelim. İç sesimize bizi korumaya çalıştığı için teşekkür edelim. Bizin iyiliğimizi istediğini bildiğimizi, fakat her şeye rağmen denemek istediğimizi söyleyelim. Başarmak için sahip olduğumuz güçlü yönlerimizi, değerlerimizi anlatalım ona. Başarı öykülerimizi hatırlatıp, güvende olduğunu bilmesi için şefkat gösterelim. Özgüvenimizi artırarak bizi engelleyen bu sesleri susturabilir, uzlaşabiliriz.
Define avcısının sahip olduğu haritanın elinizde olduğunu varsayın. En değerli hazineniz değerleriniz, güçlü yönleriniz, potansiyeliniz, olumlu düşünceleriniz. Bu hazineyi keşfedin ve ışıltısı ile dünyanızı aydınlatın

10 Haziran 2014 Salı

Cesaret

Uzun zamandır çalıştığınız iş yerinden ayrılmak istiyorsunuz. Her sabah işe giderken ruhunuz sıkılıyor, yaptığınız işi bir robot gibi yapıyor, enerjinizin her gün daha da tükendiğini, her gün biraz daha mutsuzlaştığınızı hissediyorsunuz. Ömrünüzün yitip gittiğini düşünüyor fakat bunu değiştirmek için hiçbir şey yapamıyorsunuz.
Uzun zamandır sürdürdüğünüz ilişkinizi bitirmek istiyorsunuz. Bu ilişkinin sizi tükettiğini düşünüyorsunuz, mutsuz, umutsuz, yorgun hissediyorsunuz kendinizi. Hayatınızı kontrol edemiyorsunuz. Sahte gülüşler, maskelerle sürdürmeye çalıştığınız ömrünüz hızla akıp gidiyor, biliyor fakat değiştirmek için adım atamıyorsunuz.
Korkuyorsunuz. Belirsiz gelecek sizi endişelendiriyor. Güvenli bulduğunuz, sığındınız limanları terk edip, bilinmez denizlere yelken açmak sizi çok korkutuyor. Ürkekçe adım atmayı planlamayı denediğinizde bile içinizdeki o ses size; güvenli, bilindik, tanıdık alanda kalmanızı söylüyor. ‘’Başarısız olursun, yapamazsın sen.  Burada bildiğin işi yapıyorsun, garanti bir maaşın var yada daha iyisini mi bulacaksın, elindeki ile yetin, Katlan ne olacak’’ diyor. Katlanmak… Hayat bir süre sonra katlandığımız şeylerle dolup taşıyor. Korkularımız nedeni ile ertelediğimiz hayaller, gerçekleştiremediğimiz kendimiz olarak sürdürdüğümüz katlanmaya çalıştığımız, adım atamadığımız için kendini hep tekrar eden bir yaşam. Bir mucize bekliyoruz, şartların kendiliğinden değişmesini bekliyoruz. Korkularımıza sımsıkı sarılarak güvenlik alanlarımızda koskoca bir ömrü tüketiyoruz.
Gelecek, belirsizlikler her zaman korkutur. Korkmakta haklıyız çoğu zaman. Fakat korkularla yüzleşip, korkmamayı öğrenmeyi seçmek ve hayatlarımızın kontrolünü elimize alıp, yeni başlangıçlar yapmayı seçmek bizim elimizde. Kolay olacağını söylemiyorum. Çok zor olacak belki,  fakat önemli olan buna değer mi?
Yeni bir başlangıç yapmak, korkularla sürdürdüğümüz bir yaşam yerine, gerçekten istediğimiz gibi yaşamayı seçmek. Katlandığımız bir yaşam yerine, keyifle, mutlulukla sürdürdüğümüz bir hayatı yaşamak… Buna değer mi?
Hayallerini gerçekleştirmiş insanlar cesurlardır, korkuları ile yüzleşirler ve korkulara rağmen, kendilerine olan inançlarına güvenerek yola devam ederler.

Kendinizi gerçekleştirmek için cesaretle  küçük bir adım atın.

Geçmişin Tozlu Yolları

Bazen kendimi geçmişin tozlu sokaklarında buluyorum. Kaybolmuş, yorgun, umutsuz. Avuçlarımda pişmanlıklar sımsıkı tutuyorum. Kalbim öfkeden ağırlaşmış. Öylece duruyorum sokağın ortasında... Sarılıyorum kendime şefkatle, gel diyorum benimle. Birlikte şimdiye gidelim. Şimdide akıyor zaman, orada yaşam var. Güven, huzur orada. Bırak geçmişindeki hüzünlerini, seni yoran, yolundan döndüren kırgınlıklarını. Geçmiş geçti, her zaman da geçecek. Kalbinde şimdinin sıcaklıklığını hisset sadece. Nefes aldığın an, kalbinin attığı an, sahip olduğun tek zaman. Gel birlikte bugüne gidelim. Sevgiyle, umutla, huzurla, güvenle bu anı yaşayalım. Bana ayrılan zaman ne kadar bilmiyorum. Bu güzel dünyada daha ne kadar kalacağım hiç bilemem. Fakat bu zamanı sevgiyle, huzurla yaşamayı seçebilirim. Öfkelerden, hırslardan, kötülükten uzak tutabilirim kalbimi. Yaşama sevinciyle her yeni güne başlayabilir, doğayla, vicdanımla uyumlu bir hayatı seçebilirim herkese ve her şeye rağmen.

Değişim Olmak

‘’Dünyada görmek istediğiniz değişikliğin kendisi siz olun’’Gandi
Kendinizle, yaşadığınız olaylarla savaşmayı bırakın. Önce herkesi ve her şeyi olduğu gibi kabul etmeyi deneyin. Savaşmak sadece yorgunluk ve umutsuzluk getirir. Oysa kabullenmek değişimin başlangıcıdır. Kendinizi olduğunuz gibi görün, eksikleriniz ve başaramadıklarınızı eleştirmek yerine sahip olduğunuz güçlü yönlerinizle yapabileceklerinize odaklanın ve nasıl daha iyi yapabileceğinizi ve kendinizi nasıl gerçekleştirebileceğinizi sorun kendinize. Kendinizi olduğunuz gibi kabul ettiğinizde, olmak istediğiniz kişiye dönüşmeniz çok daha kolay olacaktır.

Keşfet Kendini

Kendini sevmekle başlar her şey.
Sevmek için olduğu gibi kabullenmek gerekir her şeyi, herkesi, dünü, bugünü, yarını, dünyayı.
Yolculuğumuza önce kendimizle yüzleşerek başlayalım. Hatalarımız elbette var, bundan sonra da olacak. Pişmanlıklarımız var. Bundan sonra pişmanlıklarımızı azaltmak için neler yapabiliriz ona bakalım. Önce kendimizi olduğumuz gibi görelim. Olmak istediğimiz yada olmamız gerektiği gibi değil. Sadece kendinlesin şimdi. Hatalarınla, pişmanlıklarınla, korkularınla, öfkelerinle her şeyinle olduğun gibi şefkatle kucakla kendini. Kim olduğunu bil önce, kabul et kendini şefkatle, anlayışla. O zaman huzur dolacaksın ve o zaman başlayacak değişim yolculuğun. Şimdi, hemen! Yüzleş içindeki senle, keşfet kendini.