Uzun zamandır çalıştığı iş yerinden yeni ayrılmış bir danışanımın hikayesini paylaşmak istiyorum sizinle:
Danışan: Yapılan haksızlıklardan çok yoruldum. Çok çalıştım, çok başarılı oldum. Ama hiç hak ettiğimi alamadım ne maddi, ne manevi olarak. İş hayatına küstüm. Benden daha vasıfsız, yeteneksiz kişiler benden daha çok maaş alıyor, müdür gibi ünvanlar veriyorlar bir de onlara. Çok üzülüyorum. Bir aydır işsizim. Bana yapılan haksızlıkları düşünmekten hasta oldum. Mide ağrıları çekiyorum. Uyku uyuyamıyorum. Öfke doluyum. Hayata kızgınım. İş görüşmelerim de iyi gitmiyor. İçimden bir şey yapmak gelmiyor, keyfim yok. Adalet istiyorum, hak ettiğim gibi yaşamak istiyorum... Ağlamaya başlıyor....................
Başka bir bakış açısı ile danışan:
Bir aydır çalışmıyorum. Yürüyüşler yapıyorum. Kendime hep ayırmayı hayal ettiğim zamanı sonunda elde ettiğim için çok mutluyum. Spor yapıyorum. Bol bol kitap okuyorum. Aileme zaman ayırıyorum. Çok mutluyum. Uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla buluşuyorum. Çalışmaktan, işteki stresten, haksızlıklardan, yönetimsel yanlışlıklardan dolayı çok yorulmuştum. Bu araya ihtiyacım vardı. İş hayatında haksızlıklar yaşadım. Emeğimin karşılığını alamadım çoğu zaman. Bu yaşadıklarımdan dersler aldım. Bundan sonra hakkımı daha çok arayacağım, kendi değerimi daha iyi ifade etmenin yollarını bulacağım. Biliyorum harika bir iş bulacağım. O zamana kadar keyfini çıkarıyorum bu günlerin ... İçten, sevgiyle, güvenle gülüyor..................
Hayat sizin! Yaşamınızı siz seçiyorsunuz. Bugününüzü ve geleceğinizi düşünceleriniz belirliyor. Yaşadıklarınızdan dersler alarak, sevgiyle, umutla yönlendirin hayatınızı.
Nasıl bakarsan öyle görürsün.
Sen değişirsen dünyan değişir.
