Dostum, oyun arkadaşım, sevgilim, yol arkadaşım;
Kalbimi, ruhumu açtım sana. Kendim oldum seninle. Bir şey gizlemeden, kendim olmaktan çekinmeden ben olmayı sevdim senin yanında. Birçok şey öğrendim seninle, sana bir sürü şey öğrettim, güzel şeyler kattık birbirimizin hayatına. Birlikte geliştik, birlikte çocuk olduk ve birlikte büyüdük.
Şimdi en çok, en sevdiğim dostumu kaybetmenin hüznü, yoksunluğu sarıyor kalbimi. Elimi tutan yol arkadaşımın bana hissettirdiği tüm güzel duyguları özleyeceğim. İçimi şefkatle dolduran çocuk gülümsemeni, yüreğime getirdiğin bahar kokunu, kavgalarımızı, sevinçlerimizi, sevgimizi, birlikte paylaştığımız her şeyi, el ele yürüdüğümüz sokakları, şehirleri, aşkı., Seninle yenen yemeğin tadını, denizin mavisinin en mavi tonunu, gözlerindeki sevgiyi… seninle giden her şeyi özleyeceğim.
Birlikte el ele yürüdüğümüz bir yoldu, kalbimizin derinliklerinde birbirimize görünmez iplerle bağlı olduğumuz ama hep bir birey olarak özgürce biz, sadece ‘’ikimiz’’ olarak kurduğumuz bir dünyaydı bana göre ilişkimiz.
Bu dostluğun, yaşanmışlığın, birlikte yürüdüğümüzün yolun sonundayız şimdi. Bilinmeyenin yaşantımızın ortasına koyduğu kocaman kaygılarımızı yüklenip sırtımıza, düşeceğiz yollara, kendi dünyalarımızı yaratmaya yeniden…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder