26 Şubat 2015 Perşembe

Sen ve Ben

Yağmurlu bir cumartesi sabahı masmavi denizi seyrederek yürüyordum. Birden sen geldin aklıma. Tatlı sevdamın hüzünlü sonuydu belki bugünler.

Her düşündüğümde yanaklarımı alev alev yakan, bahar kokularıyla yüreğimi pıt pıt attıran, ruhumu huzurla dolduran, dünyama yepyeni, parlak renkler katan, dostum, sevgilim, elimin devamı sanki eli, ruhumun devamı sanki ruhuyken… bana en yakınken… şimdi merhaba diye başlayan çok uzaklardan gelen cümlelerin ardından görmeye çalışıyoruz birbirimizi. Ne tuhaf bir şey bu. Birlikte bir gelecek kurmaktan bu kadar çok  ‘’korkmak’’ve bugün bu kadar mutluyken, bu kadar bir olmuşken, bu kadar canken… tüm bunlardan vazgeçmeyi göze alabilecek kadar ‘’cesur olmak’’. Daha derin bir bağ kurmak isterken, sahip olduğun en derin bağı yok etmek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder