Yağmurlu bir cumartesi sabahı masmavi denizi seyrederek
yürüyordum. Birden sen geldin aklıma. Tatlı sevdamın hüzünlü sonuydu belki
bugünler.
Her düşündüğümde yanaklarımı alev alev yakan, bahar
kokularıyla yüreğimi pıt pıt attıran, ruhumu huzurla dolduran, dünyama yepyeni,
parlak renkler katan, dostum, sevgilim, elimin devamı sanki eli, ruhumun devamı
sanki ruhuyken… bana en yakınken… şimdi merhaba diye başlayan çok uzaklardan
gelen cümlelerin ardından görmeye çalışıyoruz birbirimizi. Ne tuhaf bir şey bu.
Birlikte bir gelecek kurmaktan bu kadar çok ‘’korkmak’’ve bugün bu kadar mutluyken, bu
kadar bir olmuşken, bu kadar canken… tüm bunlardan vazgeçmeyi göze alabilecek kadar
‘’cesur olmak’’. Daha derin bir bağ kurmak isterken, sahip olduğun en derin bağı
yok etmek.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder