22 Ocak 2015 Perşembe

Hey Özgürlük

Bir şafaktan bir şafağa, bir akşamdan bir akşama 
Merhaba demeden daha
Bu gitmeler gitmek değil
Eğil salkım eğil söğüt
Bu benimki sevda değil
Eğil yağmur rüzgar eğil
Bu benimki sevda değil.
Bu şarkıyı söyler buldum biraz önce kendimi. Şarkıyla beraber yıllar yıllar öncesine gittim bir anda. İlkokuldayım. Yaz tatillerinde Bandırma'ya giderdik anneannemlere. Dayımın 1973 model mavi kamyon minibüsünün arkasına çoluk çocuk, çok kalabalık sıkışıp denize giderdik. O zamanlar üniversitede olan dayımın büyük kızı Zülfü Livaneli şarkıları söylerdi bize. Ben de ondan öğrenip ezberlemiştim şarkıları. Bu şarkıyı söylerken nedendir bilmem bir hüzün kaplardı yüreğimi. Sonra hayatımın en önemli şarkısını söylemeye başlardık. ''HEY ÖZGÜRLÜK'' ruhumu bir isyan kaplar, sığamazdım sanki oraya. Kocaman çocuk yüreğimde müthiş bir heyecan! 73 model kamyonun arkasında bambaşka dünyalara giderdim hayallerimde!
Yaşamak böyle bir şey.
Biriktirdiğimiz güzel anlar, attığımız şen kahkahalar, yüreğimizdeki huzur, sevgi. Uzak geçmişlerden koşup gelen anılar kalıyor avuçlarımızda sımsıcak. Hızla geçiyor saatler, ömür. Dolu dolu yaşamak, yaşamayı sevmek gerek!
Bu dünyaya veda ederken yüzümüzde yaşanmışlığın yorgunluğuna karışmış, özgür bir gülümseme olsun dilerim.
Sevgiler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder