Bu sabah işe giderken sonbaharın tüm renklerine bakarak sahip olduklarımı düşünüp keyiflendim. Neden mi mutlu oldum? Tüm sevdiklerim ve ben bugün de sağlıklıyız, birlikteyiz, huzurluyuz. Günlük dertler, yolunda gitmeyen işler, ülkenin durumu, haksızlıklar, sahip olamadıklarım keyfimi bozmaya yetmiyor, sağlıklı ve dengeliyim ya gerisi hiç önemli değil.
Bir arkadaşımla sohbet ederken bana artık çevremdeki herkesle doğru erkek yok, çok uzun zamandır bir ilişkim yok, erkeklerin hepsi evli yada hepsi sağlıksız gibi yorumlar yapmaktan çok yoruldum, sıkıldım dedi. Hep aynı şeyler, hiçbir yere varmayan sohbetler, çözümsüz ve sadece moral bozmaya yarayan olumsuz cümleler. Aynı şeyi uzun zaman önce ben de fark etmiş ve bu konuları konuşmamaya ve daha da önemlisi bakış açımı değiştirmeye karar vermiştim. Düşüncelerimiz ve inançlarımızla yaşadığımız dünyayı şekillendirdiğimize göre doğru erkek yok, ben kimseyi bulamayacağım, ne zaman, nerede tanışabilirim ki zaten gibi düşünceler bizi mutsuz etmek ve bu düşüncelerin hayatımızın birer gerçeği haline gelmesine yardımcı olmak dışında bir işe yaramıyor. Arkadaşıma bunlardan bahsettiğimde ise ama bunlar benim gerçeklerim diyerek itiraz etti bana. Her zaman yaşadığının bu olduğunu, böyle düşünmemeye çalışmanın kendini kandırmaktan başka bir şey olmadığını söyledi. Yıllardır gerçek bir ilişki yaşamamışken birdenbire beklediği erkeğin çok yakında ona geleceğine inanmak onun için hiç mümkün değildi ve çok haklı buluyordu kendisini.
Bu şekilde düşünmeye devam ettiği sürece hayatında değişen bir şey olmayacak. Düşünceler davranışlarını, davranışlarda dünyasını yaratacak ve aynı döngü içinde mutsuz, umutsuz devam edecek hayatına. Oysa bakış açısını değiştirmeye çalışırsa, hayata daha umutla ve keyifle yaklaşacak, enerjisi daha yüksek olacak ve bu davranışlarına, bakışlarına yansıyacak. Çok derinlerde benim için doğru kişi yok, ben sevilmeyi hak etmiyorum gibi inanç kalıpları olduğunu fark ettiğinde aslında onu gerçekten sevebilecek, onun için uygun biri olduğunu da keşfetmesi kolaylaşacak.
Kendimizi düşüncelerimizle yarattığımız çok küçük bir dünyaya hapsederek bugüne kadar yaşadığımız şeyler ve öğrendiklerimizle; bazı olumsuz inanç kalıpları oluşturarak, kısıtlayarak, sınırlar koyarak, zorunluluklar getirerek yaşamaya mecbur bırakıyoruz. Birden fazla Seçeneğimizin olduğunu aklımıza bile getirmiyoruz. Seçenekler üretmiyor ve tek bir doğruya saplanıp kalıyoruz. Seçenekler ve sınırsız çözümler var oysa. Düşüncelerimize birazcık esneklik katabilsek nasıl mucizeler çıkacak ortaya… Tek bir doğru ve tek bir çözüm yok. Farklı seçenekler, farklı çözümler var, en önemlisi değişime açık olmak, değişimi istemek. Bakış açımızda küçücük bir değişim bile hayatımızda çok büyük farklılıklara neden olacak. Bence denemeye değer. Hikayenizi düşüncelerinizle yazdığınızı aklınızda tutun ve yarın değişime uyanın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder