24 Aralık 2014 Çarşamba

Sınırlar

Küçücük bir çocukken sevilmek, onay görmek, beğenilmek, ödüllendirilmek gibi ihtiyaçlarla sınırlar koymaya başlarız kendimize. Doğduğumuz toplum, büyüdüğümüz aile, arkadaşlarımız, öğretmenlerimiz her birinin etkisi ile bilinçsizce oluştururuz sınırlarımızı. Etrafımız tarafından onay görmeyen davranışlarımızı, düşüncelerimizi yok sayarak, kendimizi sevdirmemiz gerektiğiniz öğreniriz. Koyduğumuz sınırlarla tanımlamaya başlarız kendimizi. Ailemize göre yeterince başarılı değilsek başarısız biri olduğumuza inanmaya başlarız. Çocukluğumuzda öğrendiğimiz gibi, yetişkin bir birey olduğumuz halde kendimizi başkalarıyla kıyaslamaya devam edip, içimizdeki başarısızlık inancımızı desteklemeye, büyütmeye çalışırız. Yeterince sevilmediğimizi düşünüyorsak, sevgi eksikliğimizi tüm yaşamımıza yansıtır ve her ilişkimizde içimizdeki sevgi açlığına karşılık bulmaya çalışırız çaresizce. Çocukken ailemiz tarafından yeterince sevgi görmediğimize inandıysak, sevilmeyi hak etmediğimizi yaratır zihnimiz. Umutsuzca, çaresizce sevilmek için kendimiz olmayı bırakır, karşımızdaki kişilere bağımlı ilişkiler yaşamaya başlarız. Farkına bile varmadan yarattığımız sınırlar içinde bir kimlik yaratmış oluruz kendimize. Kendimizi bu sınırlar içine hapseder ve kendi kendimize koyduğumuz bu sınırların dışına çıkmanın mümkün olmadığına inanırız. Çocukken öğrendiğimiz tüm bu bilgilerle ve biriktirdiğimiz tüm duygularla yetişkin olarak yaşamaya çalışırız. Bu sınırların işe yaramadığını, öğrendiğimiz bu düşünce, inanç kalıplarının artık bize hizmet etmediğini fark edip, bu döngüyü kırmadığımız sürece, yarattığımız bu zindanda yaşamaya mecbur bırakırız kendimizi. Oysa özgürleşmek için kendimizi tüm bu kalıplardan, sınırlardan bağımsız olarak yeniden tanımlamaya ihtiyacımız var. Bir yetişkin olarak içimizdeki çocukla buluşmaya ihtiyacımız var. Oçocuğa güvende olduğunu, sevildiğini hissettirmemiz gerek. Bir yetişkin olarak içimizdeki çocuğun ailesi, arkadaşı her şeyi olmalı ve onun yaralarını sarmalıyız. O zaman sadece kendiniz olacaksınız ve bunun harika olduğunu keşfedeceksiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder