Yaşama sevincim, yeni dünyalar keşfetmeye merakımla birleşince, ben çok başka anlamlara bürünmeye başladım. Gerçekten sevmeyi öğrendikçe bugüne kadar yaşadığım tüm ilişkilerde korku, kaygı ve beklentilerden oluşturduğum yumağa sevgi adını verdiğimi ve bu nedenle kendimi hep yorgun, mutsuz hissettiğimi keşfettim. İhtiyacımız olanın kendimizi olduğumuz gibi sevmek olduğunu bilmeden, içimizdeki derin boşluğu doldurmak için başkaları tarafından sevilmeye çılgın gibi aç oluyoruz. Bir türlü doyamıyor, bize verilen sevgilerle yetinmiyoruz. Daha fazlasını istiyor, tüm enerjimizi yaşadığımız bu ilişkiye vererek yoruluyor kendimizi bir yerlerde unutup, başka dünyalarda kayboluyoruz çoğu zaman. Bazen de bu sevgi açlığı yüzünden bizi sevmeyenlerin peşinden koşup, kendimizi sevdirmeye, başkası tarafından değer görerek, kendimize değer vermeye, içimizdeki bu boşluğu doldurmaya çalışıyoruz.
Oysa kendimizi sevmekle başlamalıyız. Eksiklerimiz, hatalarımız, korkularımız, pişmanlıklarımızla yorulmuş ruhumuzu şefkatle sarmalayıp iyileştirmeliyiz. O zaman dünya daha az korkunç görünecek gözümüze, sevmeler daha bir keyifli olacak. Yaşam daha güzel olacak. İnanın bana. Korkulardan, beklentilerden arınmış sevgi özgürlüktür.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder